Güzellik
Yeni Nesil Güneş Korunması

Yeni Nesil Güneş Korunması
21.08.2017

Güneş kremleri ve sağlıkla ilgili merak ettiğiniz konuları MaviBahçe zemin katta bulunan Organik Eczane’de Eczacı Seda Karakaş ve ekibine danışabilirsiniz.

Yaşamın kaynağı olan güneşin, dünyamıza ulaşan ışınları cildimizde; güneş yanıkları, güneş alerjisi, güneş lekeleri, erken cilt yaşlanması, cilt kanseri gibi bazı yıkıcı etkilere de neden olabiliyor.
Güneşin, zararlı etkilerinden korunmak için en iyi yöntem cildimizin UVA ve UVB ışınlarına maruz kalmasını engellemek. Bunu sağlayabilmek için yeni nesil güneş koruyucu ajanlara ihtiyacımız var.

UVA ışınları; güneş ışınlarının dünyaya gelen kısmının yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu ışınlar buluttan ve camdan geçerek derinin alt katmanlarına kadar etki ediyor. Kollajen ve elastine zarar vererek zamansız yaşlanmaya neden olurlar ve melanositlerde ve pigment üretiminde değişim yaratarak lekelenme yaratırlar. Bağışıklık sistemini baskılayarak DNA hasarı yaratarak cilt kanseri riskini de arttırır. UVB ışınları ise camdan geçemez, derinin üst katmanlarına etki ederek ciltte kızarıklık, eritem oluşturur. Nem kaybına sebep olur. Ama aynı zamanda D vitamini sentezinin başlamasını da sağlar

Doğada, D vitaminin başlıca kaynağı güneştir.
Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (ülkemiz için 11.00 ile 15.00 arasında ) 15-30 dakika güneşlenmek vücudumuzda D vitamini üretimini sağlar ama süre uzadıkça D vitamini üretimi azalır. Bronzlaşan tende D vitamini sentezi daha az olur. D vitaminin kemik ve diş sağlığını güçlendirmek, çeşitli kanser türlerinin oluşmasını önlemek, bağışıklık sistemini desteklemek ve güçlendirmek, beynin yaşlanmasını önlemek, astım semptomlarını azaltmak gibi birçok faydası vardır. Ancak; D vitamini sentezinden endişe duyup, SPF kullanmayı ihmal etmemeliyiz. D vitaminini başka kaynaklardan da alabiliriz. Ama UV zararlarını SPF kullanmadan engelleyemeyiz.

Güneşe aşırı derecede maruz kalmak; cilt yaşlanması, cilt hasarı ve cilt kanserine sebep olduğu gibi baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma gibi rahatsızlıklara da neden olabilir. Ayrıca UV ışınlarının etkisine maruz kalan diğer bir organımız da gözdür. Bu ışınlar göz yüzeyinde güneş yanıkları, fotokeratit, katarakt, bulanık görme, sarı nokta hastalığı, 50 yaş üzerinde görme kaybı gibi durumlara neden olabilir.
Bu durumlardan korunmak için güneş gözlüğü ve şapka kullanmayı ihmal etmemeliyiz. Aldığımız gözlüklerin UV ışınlarından koruduğuna emin olmalıyız. Göz çevresine de güvenle kullanabileceğimiz mineral filtreli güneş koruyucularla da önlem almalıyız.

Güneş Koruyucu Filtreler

Güneş koruyucu seçerken, cildin durumu ve kullanılan filtrelerin güvenilirliği önemlidir. UVA ve UVB  ışınlarına karşı koruma sağlayan filtreler, kimyasal ve mineral olarak ikiye ayrılır. Kimyasal filtreler; deri üzerinde koruyucu tabaka oluşturup, UV ışınlarını deriye geçmeden emer. Mineral filtreler de cilt üzerinden UV ışınlarını yansıtarak cildi korur. SPF değeri ise koruma gücünü ve zamanını gösterir.

Her cilt tipinin farklı bir güneş koruyucuya ihtiyacı vardır. Güneş koruyucular; karma-yağlı, hassas – alerjik, hasar görmüş (lazer veya kimyasal işlemler gören) ve çeşitli hastalıkları olan cilt tipleri için bebek, çocuk ve yetişkin formülasyonları mevcut. Bu konuda en doğru danışmanlık hizmetini eczacınızdan ve eczanenizden alabilirsiniz.