Yaşam
BİR YÜZÜKTEN GEÇECEK KADAR KÜÇÜK

BİR YÜZÜKTEN GEÇECEK KADAR KÜÇÜK
05.07.2018

KADINLAR İÇİN EN ÖNEMLİ KIYAFET HANGİSİ DİYE SORSANIZ, KİMSENİN AKLINA BİKİNİ GELMEYEBİLİR. OYSA BU AVUÇ İÇİ KADARLIK KUMAŞ PARÇASI, BEDENİ TÜM GÜZELLİĞİ YA DA DEFOLARIYLA SERGİLEYECEK KUDRETTEDİR. YARIM ASRI AŞMIŞ TARİHİ BOYUNCA, İLK GÜNLERDE YARATTIĞI ŞAŞKINLIKTAN İKONİK GÖRÜNTÜLER OLUŞMASINI SAĞLADIĞI ANLARA KADAR BİKİNİ SADECE MODANIN DEĞİL, KÜLTÜREL HAYATIN DA TEMEL DİREKLERİNDEN BİRİ OLMAYI BAŞARDI. 

 

Bugün giyim dünyasının ikon olmuş bazı materyallerinin ortaya çıkış öyküsü aslen bir ihtiyacın giderilmesidir. Örneğin blue jean, Amerika’daki sığır çobanlarının çadır bezinden üretilmiş ve dayanıklı olduğu için tercih ettikleri bir pantolon tarzıyken zamanla önce gençliğin, ardından herkesin gözbebeği haline geldi. Güneş gözlükleri, güneşten gelen sert ve dik ışınların gözbebeklerini rahatsız etmemesi için üretildi. Girdiği herhangi bir fotoğraf ya da film karesini alabildiğine cazip hale getiren şemsiyelerin aslen yine güneşten korunmak için üretildiğini de bilenler biliyor; sonrasında yağmurla özdeştirildi ama hikâyenin başlangıcı bu. Bu listeye deri ceketleri, kaşmir kazakları, Zippo çakmakları, şapkaları, çizmeleri, botları ve daha fazlasını ekleyebilirsiniz. Belki de tek bir şey sadece moda olsun diye bilinçli bir şekilde üretildi: Bikini!

 

Eski Roma’ya ait bazı tabletlerde bugünün bikinisine benzer kıyafetlerle spor yapan kadın resimleri vardı. Denize de böyle giriyorlar mıydı bilinmiyor ama insanlık bikini için 5 Temmuz 1946 gününe kadar beklemek zorunda kaldı. Öncesinde denize ve havuza girmek için özellikle kullanılan kıyafetler vardı. 1800’lerde gündelik kıyafetler tercih edilse de sonrasında sokakta giyilemeyecek formda olan ama yine de bütün vücudu boydan boya örten mayolar üretilmeye başlandı. Vücudu göstermesin diye bu kıyafetler kalın kumaşlardan üretiliyor, güçlü ve kaba dikişlerle tutturuluyordu. Nihayet 1890’lı yıllarda tek parçadan üretilmiş, naylon kumaşlı mayolar ortaya çıktı. Zamanla mayoların, giyenin vücut hatlarını ortaya sermesinin çok da “ayıp” bir şey olmadığı düşünülmeye başlandı. 1930’lu yıllarda mayolar artık daha albeniliydi. Esther Williams, Dorothy Lamour gibi Hollywood yıldızları bacaklarının güzelliklerini sergileyen mayolarla poz verir olmuştu. Mayolar yavaş yavaş küçülmeye başladı. Alın size bir komplo teorisi: İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı ekonomik krizler nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, üreticilerden tüketilen kumaş miktarının azaltılmalarını talep ediyordu. Ama asıl bomba savaşın hemen ertesinde, bu kıyameti bizzat yaşamış Fransa’da patladı!

 

“FAZLALIKLARINIZI ATIN!” 

Cannes’da bir modacı, Jacques Heim 1946 yılında “Dünyanın en küçük plaj giysisi" sloganıyla tek parça bir mayo üretti. Mayoya “Atome” adını vermişti. Belki atome, plaj modasını ele geçirecekti ama yine Fransa’dan bu kez aslen bir makine mühendisi olan Louis Reard, iki parçalı ilk mayoyu tasarladı ve bunu vatandaşının üretimine gönderme yaparak “Dünyanın en küçük plaj giysisinden daha küçük plaj giysisi” sloganıyla 5 Temmuz 1946’da tanıttı. Reard, tasarımına “Bikini” adını vermişti. Bunun da sebebini 1 Temmuz günü Amerika Birleşik Devletleri’nin Bikini Atoll adasında yaptığı nükleer denemelerin yarattığı sansasyonun kendi tasarımıyla da yaratılabileceğine olan inancıyla dile getirdi. Reard yanılmadı ama bikiniyi giymeye cesaret edecek profesyonel model bulamıyordu. Bunun üzerine Casino de Paris’de çıplak dansçılık yapan Micheline Bernardini’ye 11 Temmuz 1946’da Paris’teki şık Piscine Molitor’de yaptığı basın tanıtımında bikiniyi giydirdi. Ve o beklediği nükleer patlamayı ateşlemiş oldu!

 

“Fazlalıklarınızı atın!” diyordu Reard bikinisini tanıtırken. “Kocasının yüzüğünün deliğinden geçirilemeyen mayo, bikini olamaz” diye bir başka iddialı cümleyi sarf ediyor, bikiniyi bir kibrit kutusuna bile sığdırabiliyordu. Tanıtımı izleyen bir başka modacı bikininin özünü kavramış ve onu şu şekilde tanımlamıştı: “Bikini de temel nokta göbek deliğidir. Kadının göbek deliğinin görünmesi gerekir.” İlk kez bir plaj giysisi, kadın bedeninin en güçlü erojen bölgelerinden birini açıkta bırakıyordu. O nükleer patlama, gerçek bir devrim yaratmıştı.

 

Gazeteler bu patlamaya ve devrime kayıtsız kalmadı. Bikinin ismini nereden aldığını da öğrenip “İşte seks bombaları” diye manşetler atmışlardı bile. “Yeni bombalar öldürmüyor, baştan çıkarıyor!” spotlarıyla süslü yazılar kamuoyunu ikiye bölmüştü. Fransızlar savaştan ve Nazi baskısından kurtulmanın rahatlığıyla üstün zevklerini yansıtan bir bağımsızlık nişanı olarak gördükleri bu yeni moda akımına daha hoşgörüyle bakarken, savaşa sadece ordusuyla katılmış Amerikan kamuoyu tepkiyle yaklaşıyordu. “Bir genç kızın annesinin kızlık soyadı hariç her şeyini açığa çıkaran bir giysi” olarak yaftalanan bikiniye Amerikalı erkeklerin, kendi kızları ve eşlerinin giymemeleri koşuluyla beğeniyle yaklaştıkları da yazılıp çiziliyordu! 

 

Bikinin ABD’ye girmesi ve burada kabullenilmesi fazlasıyla güç oldu. Sadece yüzmek ve güneşlenmek için üretilen, Reard’ın annesinin iç çamaşırı dükkanındaki modellerden esinlenen bu plaj giysisi Playboy ve benzeri dergilerin kapaklarına layık görüldü. Güzellik yarışmalarında uzun bir süre katılımcılara bikini giydirilmedi. 1950’de Brian Hyland’ın “Itsy Bitsy Teenie Weenie Yellow Polka Dot Bikini” şarkısı Amerikalılar tarafından pek sevildi, bikini daha kanıksanır oldu. 1962 yapımı James Bond macerası “Doktor No”da Ursula Andress’in el yapımı bikinisiyle Karayip sularından çıkması hem sinema hem de bikini tarihi açısından ikonik bir andı. 1963 yazında Annette Funicello ve Fankie Avalon’ın oynadığı “Beach Party” adlı gençlik filmi de büyük beğeni topladı. Ardından Newsweek yaz sayılarından birinde “Beş yıl sonra kadınlar denize üstsüz mi girecekler?” sorusuyla kapak yaptı. Marilyn Monroe, Jayne Mansfield, Raquel Welch gibi yıldızlar bikiniyle boy boy fotoğraf çektirdi. Bikini nihayet 1960’ların ortasında Amerika’yı işgal etmeyi başardı!

 

BİTMEYEN CAZİBE 

 

Bugün belki bikini hakkında özgürlük simgesi olduğuna dair yorumlar yapılmıyor, giyenler de onu bu anlayış nedeniyle tercih etmiyor ama kadınların çoğu çeşitli sebeplerden dolayı onu tercih ediyor. Bunun birkaç sebebi olabilir. Modacıların bir kısmı orta yaşlı kadınların bikini giymesini doğum ve doğum sonrasını kapsayan yitik gençliklerine duydukları bir özlem olarak yorumluyor. Diğer taraftan bikinin sınırlarını insanın kendisinin belirleyebilmesi de bu plaj giysine talebi artırıyor. Etekli ve şortlu modeller kalçaları örterken cazibesini ortaya dökmek isteyenler için tangalı modeller de var. Kadın atletlerin yarışmalarda giydikleri formaları andıran sportif modellerin dışında melez tasarımlar da söz konusu. Mayoyla bikinin karışımı “mayokini”, iki parçalı bir mayoyu andıran “tankini”, askısız yapısıyla bedende daha çok bölgenin bronzlaşmasına imkân veren “demikini” gibi bikini varyasyonları dönem dönem plajlarda öne çıktılar. Yine de kalabalıkların oyu klasik bikiniye. 

 

Peki bu cazibenin arkasında ne yatıyor? Newsweek’in yarım asır önce sorduğu sorunun yanıtını bizler artık biliyoruz. Evet, kadınların bir kısmı üstsüz güneşleniyor ve denize giriyor. Bu durum artık erkekler arasında çoğunlukla bir infial de yaratmıyor! Buna rağmen Ursula Andress ve Halle Berry gibi yıldızlar bikinileriyle denizden çıktıkları anlarla ikonlaşabiliyorlar. Hemen herkesin bikini hakkında bir fikri var. Kimisi için bikini tel örgü gibidir: Araziyi korur ama manzarayı bozmaz! Bir başkası içinse bikini, kadını en ucuza soyan giysidir! Cömert erkeğin cüzdanı büyük, cömert kadının bikinisi küçük olur diyenler de var. Başka hangi kıyafet için bu kadar özlü söz üretilmiş olabilir ki?

 

Bugün genç bir kadın denize mayoyla girdiği zaman çevresindekilerden “Neden bikini giymiyorsun?” sorusuyla karşılaşıyor. Artık bikini özgürlükçülerin simgesi değil, tersine mayo muhafazakar ya da daha hafif bir tabirle vücuduyla barışık olamayanların simgesi haline gelmiş durumda. Kim bilir belki de erkekler için de o dizlere kadar uzanan, cepli, bol deniz şortlarından kurtulup geçmişin hiç de cüretkar görünmeyen, doğal bir plaj giysisi olarak kabul edilen slip mayolara dönme vakti gelmiştir! Modacı Rudi Gernreich’in Newsweek’in bikini ve üstsüzlük üzerine yaptığı kapağa yanıt verdiği gibi “Seksilik giyilende değil, insanın kendisindedir”.